KOMİK EFSANE

Resimleri Düzenlemek kesip biçmek Artık Bu Programla Çok Kolay! Google güvencesi ile Picasa.

Aşağıdan indirip Deneyebilirsiniz. Tamamen BEDAVADIR !

Google

30/9/2006 - KADINLAR VE ERKEKLER NEDEN REDDEDER ? İŞTE CEVAPLAR...

Kategori: KOMiK YAZILAR

KADINLARIN ERKEKLERİ REDDETME CÜMLELERİ :

1. Arkadaş kalalım. (Benim yanımda ol da erkek arkadaşlarımın neler yaptıklarını anlatacak bir adamım olsun.)
2. Sözlüm var. (Seninle beraber olmaktansa her yalanı söylerim.)
3. Şu sıralar kariyerime konsantreyim. (İş yapmak bile seninle birlikte olmaktan daha ilginç.)
4. Sorun senden değil, benden kaynaklanıyor. (Sorun senden kaynaklanıyor.)
5. Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam. (Aslında sadece aynı güneş sisteminde olsak da seninle olmam.)
6. Bir başkasını seviyorum. (Evde kedimi okşar, pasta börek yerim daha iyi.)
7. Hayatım şu anda karmakarışık. (Eve gideceğiz ve eski erkek arkadaşım gelecek, olay çıkacak.)
8. Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke. (Babam yaşındasın.)
9. Seni ağabeyim gibi severim. (Saz heyetinde ondördüncü keman.)


ERKEKLERİN KADINLARI REDDETME CÜMLELERİ :

1. Arkadaş kalalım. (çok ama çok çirkinsin.)
2. Sözlüm var. (çirkinsin.)
3. Şu sıralar kariyerime konsantreyim. (çirkinsin.)
4. Sorun senden değil benden kaynaklanıyor. (çirkinsin.)
5. Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam. (çirkinsin.)
6. Bir başkasını seviyorum. (çirkinsin.)
7. Hayatım şu anda karmakarışık. (çirkinsin.)
8. Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke. (çirkinsin.)
9. Seni kızkardeşim gibi severim. (çirkinsin.)




yok YorumYorum yaz!Bağlantı

28/9/2006 - Organizasyon Nedir?

Kategori: KOMiK YAZILAR

  

 

Organizasyon Nedir?


Aşağıdaki yazı bir süre önce Times' ta yayınlanmış Bir Organizasyon Yorumu:

Organizasyon, maymun dolu bir ağaca benzer, farklı düzeydeki kolları ile. Kimi maymunlar yukarı tırmanırlar, kimileri aşağıda kalır. En tepedeki maymunlar aşağı bakar ve gülümseyen yüzlerle dolu bir ağaç görürler.

Aşağıdaki maymunlar yukarı bakar ve bir sürü dötten başka bir şey görmezler.

 

 

           

 

 

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/9/2006 - YAŞAMIN AYRINTILARI

Kategori: KOMiK YAZILAR

YAŞAMIN AYRINTILARI 

Bu yıl öğrendiğim en iyi şey yaşamın ayrıntıları oldu.Bunlardan bir tanesini bile bilmek gerçekleştirmek sizi daha mutlu edecektir...

 

Mucizelere inanın ama asla onlara bel bağlamayın.
.Durum ne olursa olsun nezaketin size zarar vermeyeceğini unutmayın.
.Bir geziden döndüğünüz gün harcamalarınızın listesini yapın.
.Küçük şeyleri iyi yapmaktan dolayı mutlu olmasınıi bilin.
.Her yıl, çocuklarınızın okula başladığı ilk gün onların fotoğrafını çekin.
.Bir arkadaşınız hakkında iyi bir söz duyduğunuzda bunu ona iletin.
.Doğru olduğunu bildiğiniz şeyi yapmaktan asla çekinmeyin.
.Dikkat çekmek için iş yapmayın dikkat çekecek iş yapın.
.Çocuklarınızı kardeşleri ya da sınıf arkadaşlarıyla kıyaslamayın.
.Sivil örgütlere katılın.
.Büyük zarar getirmeyecekse bırakın çocuklarınız bildikleri gibi yapsın.Çünkü yaptıkları hatalardan, başkalarından öğrendiklerinden daha fazlasını öğreneceklerdir.
.Her başarının bir bedeli olduğunu asla unutmayın.
.Çocuklarınızın önünde eşinize kötü bir söz söylemeyin.
.Çocuklarınız çoktan uyumus olsalar bile onlara iyi geceler öpücüğü verin.
.Can sıkıntısını egzersiz yaparak dağıtmaya çalışın.
.Boğaza takılan bir şeyi çıkartma yöntemlerini öğrenin.
.Yolculuk ederken cüzdan, otomobil anahtarı, gözlük ve ayakkabılarınızı yakınınızda bulundurun.
.Eleştirmekle geçirdiğiniz zamanın iki katını övmeye ayırın.
.Çocuklarınıza engelli bir kişiyi asla küçümsememeyi öğretin.
.Gazetenin ekonomi sayfasını düzenli bir biçimde okuyun.
.Yolculukta temel gereksinimlerinizin listesini yapın ve bavulunuzda tutun.
.Çocuklarınızın televizyon izleme süresini ve programlarını sınırlayın.
.Zarafeti modaya yeğleyin.
.Kendinizi geliştirme konusunda her bulduğunuz fırsatı değerlendirin.
.Kızınıza ya da oğlunuza da yemek yapmasını öğretin.
.Her terslikte saklı olabilecek iyi fırsatı arayın.
.Eve bir eşya alırken deneyim kazanmaları için cocuklarınızı da yanınızda götürün.
.Evde yapılan börek ya da kurabiyeleri iş yerine de götürün.
.Deneyimli insanları asla dikkate almazlık etmeyin.
.Yolunuza çıkan aksiliklerin, sizi amaçlarınızdan alıkoymasına izin vermeyin.
.Her gün mutlaka olumlu bir şey söyleyin.
.En sevdiğiniz sözü yazın ve görebileceğiniz bir yere asın.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

23/9/2006 - GAF ÖDÜLLERİ

Kategori: KOMiK YAZILAR

GAF ÖDÜLLERİ

 

KADIN ŞARKICI DALINDA

1. "Estetik haramsa bütün hastaneleri kapatsınlar..." Petek Dinçöz
2. "Ses, bedende en geç yaşlanan organdır..." Nükhet Duru
3. "Yıllardır olmamıştı, uzun zamandan beri ilk defa tek partili koalisyon oluyor..." Nil Karaibrahimgil (Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu)
4. "Afrika'dan yamyam getireceğiz..." Ebru Gündeş (Balayına giderken)
5. "Benim o kültürsüz insanlarla işim olmaz, zaten şimdi ultrasyondan çıktım çok mutluyum..." Ceylan

MANKEN DALINDA

1. "Kel miyim, topal mıyım gidip de yasak bir ilişki yaşayayım..." Didem Taslan
2. "Birçok arkadaşımın içime girmesine izin verdim, ve ben öyle her arkadaşımı içime alan biri değilimdir..." Deniz Akkaya
3. "Şimdiye kadar beraber olduğum erkek arkadaşlarım beni darmadağın etti..." Gizem Özdilli
4. "Bu tür şeyler gerçek hayatta da, normal hayatta da yanına yaklaşmam artı sevmem..." Tuğba Özay
5. "Erkeğimi asla kahvaltısız bırakmam!.." Şenay Akay

POLİTİKACI DALINDA

1. "Füzelerle savaş kazanabilirsiniz, ama füzelerin üzerine
oturamazsınız..." Deniz Baykal
2. "Afrikalı zombiler gibi..." Bülent Arınç
3. "Sekiz yıl Özal'a verdiniz, onun iki yılını ananıza verin, o zaman Türkiye şahlanır..." Tansu Çiller
4. "Powell'ın ziyareti daha önce yapılsaydı daha iyi olurdu, ancak bu ziyaret tam zamanında yapılmıştır..." Abdullah Gül
5. "Ben 1960'larda çalışma bakanlığı yapmıştım. Yani tam hatırlamıyorum ama 1995'e kadar sürdü bu görevim..." Bülent Ecevit

KADIN SUNUCU DALINDA

1. "Evet, bugün perşembe, haftanın son günü, yani bugünü saymazsak..." Pınar Altuğ (TRT'deki programında)
2. "Sıfır puan kazanırsaniz toplam puanınıza sıfır puan ekleriz..." Ebru Şallı (Pazar Yıldızı adlı yarışmada)
3. "Siz ben olmuşum, ben siz olmuşsunuz..." Esra Ceyhan (Huysuz Virjin'e rüyasını anlatıyor)
4. "Tuğba Özay'ı alkışlayan gruba bakıyorum, büyük bir çoğunluğunu kadın ve erkekler oluşturuyor..." Ece Erken (Passaparola'da)
5. "Bütün o elektronik şeyler aslında biraz mekanik kaçıyor..." Gülben Ergen (SMS, e-card gibi yöntemlerden hoşlanmadığını belirtmek istiyor)

ERKEK SUNUCU DALINDA

1. "Yani şimdi sizin annenizin bütün evliliklerinden elde ettiği toplam çocuk sayısı kaç?" Sinan Çetin (Film Gibi programında konuğa)
2. "Süreyya Ayhan sizin cinsiniz bilirsiniz..." Tarık Tarcan (En Büyük Yarışma'da kadın yarışmacıya)
3. "Makul ağla!.." Savaş Ay (A Takımı'nda sinir krizi geçirttiği Niran Ünsal'a)
4. "Ben, aşkı iki kişinin yaşamasından yanayım..." Vatan Şaşmaz
5. "Bu çocuk üçünüzden!.." Erman Toroğlu (Karar Anı adlı programda, karı-koca ve sevgiliye söylüyor)

ERKEK ŞARKICI DALINDA

1. "Siz düşük yapma halini, her şeyi olan Richard Gere'in mutluluğu Hindistan'da aramasına da benzetebilirsiniz. Düşünsenize, her şeyiniz var ama mutlu degilsiniz..." Çelik Erişçi
2. "Müzikte tek eksiğim opera..." Doğuş
3. "İlham kaynağım şu gördüğünüz Boğaz. Bu deniz, öküze bile ilham verir..." Serdar Ortaç
4. "Her sene bir sene daha geçiyor..." Tarkan
5. "Ben, yıllardır süregelen ve gitgide gerileyen arabesk türkücü imajını roketlemek istiyorum. Arabaların torpidolarında en arkada duran kasetleri önlere çıkartmak istiyorum..." Özcan Deniz


DİZİ OYUNCUSU DALINDA

1. "Tangoya başlarken kadınlar sağ ön, erkekler sol arka ayaklarıyla başlar..." İpek Tuzcuoğlu
2. "Laf olsun diye bir şey söyleyecek bir kadın değil o, mutlaka altını doldurur!.." Tamer Karadağlı (Hülya Avşar için)
3. "Şimdi ben gitsem Amerika'yı ikna etmeye çalışsam beni iplemeyecektir..." Mehmet Ali Alabora
4. "Atatürk yaşasaydı, magazin gazetecileri onun da bir frikiğini yakalardı..." Nurseli İdiz
5. "Filmin finalini soran anketler internetlerde yayınlandı..." Özcan Deniz

SPOR YORUMCUSU DALINDA

1. "Ağzınla kuş tutsan... ne kuşu?! ejderha tutsan bunlara yaranamazsınız..." Ahmet Çakar
2. "Hayırlı vilayetler..." Ziya Şengül (İstanbul Valisi ile konuşurken)
3. "İyi püskürtmüş!.." Şansal Büyüka (Hakeme tüküren oyuncu için)
4. "İkinci gol De Boer'un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene De Boer'un şeyinden oldu..." Turgay Şeren
5. "Bakirelik yalnız bayanda mı olur? Mesela hakemin bakiresi olmaz mı? Yani bozulmamış bir hakem..." Erman Toroğlu

HABER SPİKERİ DALINDA

1. "İnsan, hayvan... her canlının yavrusu ne güzel, öyle değil mi sevgili seyirciler?" Defne Samyeli (Show Haber)
2. "Bu akşam oynanacak olan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin sonucu henüz belli değil..." Zeynep Kasımlıoğlu
3. "Bugün çok şey oldu sayın seyirciler..." Can Ataklı (Ana haberi açış cümlesi)
4. "Babayı buldunuz mu?" Reha Muhtar (Haber sunduğu günlerde babasıyla buluşturduğu kıza)
5. "Bize nasıl kullanıldığını gösterebilir misiniz lütfen?" Gülgün Feyman (Kadınlar için üretilmiş prezervatifi tutarak, üretici firma yetkilisine)

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

17/9/2006 - MEDYADA KIYAMET HABERLERİ...

Kategori: KOMiK YAZILAR

MEDYADA KIYAMET HABERLERİ

 

Sabah : Biz Öldük! Ciddi misin



Anadolu ajansı : Kıyamet koptu (A.A)



Zaman : Biz demiştik, böyle olacağı belliydi!



Dünya Gazetesi : IMKB' de endeks bir daha

yükselmeyecek.



Hafta Sonu : Ayhan Işık ile Hülya Avşar gizlice

buluştular



Erkekçe : Ayın hurisi



Fanatik Gazetesi : Bu maçın galibi yok!



Cumhuriyet : Sonunda Ata'mıza kavuştuk.



Bilim Teknik : Evren hakkında bütün

bilmediklerimiz...



Oyun dergisi : Game Over



Elle : Yargı gününde anında 10 kilo verin!



Para : Kıyametten kaçış yapmanın 100 yolu



Star Gazetesi : Şok! Kandırıldık, Şeytan aslında iyiymiş !



Aktüel : Mahşer günü yanınızda olması gereken 2 şey: Sevaplar ve Isıya dayanıklı elbise



Auto Show : Sırat köprüsünde saniyede 100 km ye ulaşan son model arabalar



Arena Uğur Dündar : Cennete rüşvetle kaçak giren günahkarların tüyler ürperten dosyası



Hürriyet Ertugrul Özkök : İyimserligi elden

bırakmayalım, hiç olmazsa cehennemde ısınmak için yakıt parası yok!



Milliyet Meral Tamer : Zebaniler, delik kazanların

üreticisini Seytan'a şikayet etti.



Radikal : Yeni dosyayı açıyoruz: Yeşil itiraf

ediyor. Aslında kıyametten Susurluk çetesi sorumlu.



Show TV Reha Muhtar : Sayın Zebani, kazanların

yanında terlemiyor musunuz?



ATV Hakan Aygün : Mahşer yerinde Fordculuk çok

yaygın,izliyorsunuz sayın seyirciler, bıyıklı bey, nasıl arka saflarda

çalışıyor...



Kanal 6 : İzliyorsunuz sayın seyirciler,kazanların

içi bir volkan gibi, insanlar bağrış çağrış yanıyor, kızarıyor...



Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi

Başkanlığı : Devletimiz, bütün yaraları saracaktır

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/8/2006 - Eski Çizgi Filmler

Kategori: KOMiK YAZILAR

Eski Çizgi Filmler

YAKARİ : Allahım ne kadar eski ve iç bayıcı bir çizgiydi bu. İlkokuldaydım, her akşam köftemi yer, Yakari'yi seyreder, sonra da yatardım. O kadar sıkıcı olmasına rağmen herhalde geç yatayım diye izliyormuşum? Bir atı, bir de yakarikikuuu yukurikikuuu diye öte öte dolaşan bir kartalı vardı. Herşey ağırçekim gibiydi bu çizgide, fenalık
basardı insana. Çabucak ta biterdi, gayet embesil bir şeydi, işte bir nesil bunu izleyerek uyudu.

MUSTİ : Çarpık ağızlı ve de gömlekli bir kedi yavrusunun maceralarını anlatırdı bu çizgi dizi. Ben bunun daha çok Milliyet Kardeş dergisindeki çizgiromanlarını hatırlıyorum, sene 1984, ilkokuldayım. Musti'nin pek bir olayı yoktu, tintin dolaşır, kirpi kardeş, tavşan kardeş, sevgi böceği tadında takılırdı. En önemli özelliği kollarıyla bacaklarını soba borusu gibi tuhaf tuhaf oynatarak yürümesiydi, sonradan aynı özelliği Star Wars'ta C-3PO'da görecek, Musti'yi rahmetle yadedecektik.
JUMBO JET SET : Bu da sanırım Yakari ve Musti gibi "Uykudan Önce" programında yayınlanan çizgilerden biriydi, Jumbo isimli çok şeker bir yavru uçağın (?????) maceralarını anlatırdı. Çok ta gaza getirici bir şarkısı vardı, bu eleman uçarken aşağıdan koyunlar, öküzler Jumbooo diye bağırırdı, tabii ben de hemen gaza gelir söylerdim. İşte ben uzun yıllar Jumbooo Juumbooo diye bağıra bağıra dolandım ortalıkta.

ATOM KARINCA : Atom karınca süper güçlü bir karıncaydı, kellesindeki antenler cızzztt bızztt yapar, bizimki Süpermen'i utancından ağlatacak şekilde uçar, kahramanlıklar yapardı. Vallaha babam bunu pek severdi, herhalde ben de babam Atom karınca seyrettiği için maruz kalmışım. Babam gelecek yıllarda "atom karınca geliyooor" diye bağırmaya devam etti.


DEĞERLİ : Yaramaz köpek Değerli'nin en önemli özelliği "kih kih kih" diye gülmesiydi. Babamın favori çizgi filmlerinin başında gelirdi.Bu pire torbası it ortalığın tozunu atar, sahibesi yaşlı teyze de hiç bir şeyin farkında olmadığından "aferim canım benim" diye Değerli'yi pohpohlardı. Sanırım bu teyze Tweety'deki yengeye ilham veren karakterdir, belki de kuzeni bilem olabilir.

ARI MAYA : Annemin anlattığına göre ben Arı Maya izlerken o da yemeğimi ağzıma tıkarmış?? Ben bunu izlediğimi hiç hatırlamıyorum ama resimli bir kitabı bile varmış bende. Bu da böyle kız mı erkek mi bilinmez bir arıydı, en azından ben hiç bilemedim, böle pösteki gibi yekpare bir saçı, çizgili donu vardı, çiçekten çiçeğe uçardı. Sevgi ve de mutluluk böcüğüydü kendisi.


NİLS VE UÇANKAZ : Bu çizgi film, Voltron'la beraber pazar sabahı uyumamızı engelleyen çizgilerden biriydi. Nils diye tembel bir çocuk artık sihirle mi, büyüyle mi neyse parmak kadar kalıyor, anaa pipim de bamya kadar oldu diye utancından kimsenin yüzüne bakamayacağı için kazına atlayıp çiftlikten kaçıyordu. Kazın ayağı ise başkaydı sayın seyirciler, ahaahahaa, evcil kaz Morton göçmen kuşlarla uçmayı kafasına koymuştu, azimle sıçan taşı deler sözünü kanıtlarcasına kendini kasarak uçmayı becermiş,o günden sonra bamya Nils olarak hatırlanan kahramanımız da bunun boynuna atlayarak çiftliği terketmişti. Serinin devamında bunların maceralarını izlemiştik.

TONTONLAR : İşte bu Tontonlar, benim hayatta ilk fanatiği olduğum çizgi filmdi. HOP HOP HOP, DEĞİŞ TONTON diyerek biçimden biçime giren, form değiştiren, hamur gibi yaratıklardı bunlar, belki de o yüzden sevmişimdir. Ne var ki benim için büyük utanç kaynağı oldular, çünküm bu tontonlar bitince saatlerce ağladığım, ortalığı ayağa kaldırdığım, yıllarca bütün aile toplantılarında anlatıldı. O kadar fanatikmişim ki, tontonlu yastığım bilem varmış. Sarısı vardı bunların yastığın üzerinde, şimdilerde Aymar'ın reklamında kullanılan yaratık ta bize tontonları anımsatmaktadır

KALIMERO : Ama haksızlık bu öyle değil mi? Kafasında yarım kabuğuyla dolaşan ve her macerasında "ama haksızlık bu öyle değil mi?" diyen minik civciv Kalimero herkesin sevgilisiydi. Bizde bunu en çok annem beğenirdi, (yahu bizde ailecek bir çizgi film meselesi var ama dur çözecem ben bunu) Çok şirindi, biraz da safdildi yanlış hatırlamıyorsam. Pt pıt dolaşır, başına bin türlü bela açar, kabak başına patlayınca da "ama haksızlık bu öyle dii miiii" diye sızlanırdı. Bizim nesil bu yerden bitme sayesinde haksızlıklara karşı sesini yükseltmeyi öğrenmiştir.

TAŞDEVRİ : Büyük küçük herkesin sevgilisi olmuş fenomen bir çizgi filmdi, sadece çocukluğumuzda değil, hiç durmadan tüm hayatım boyunca yayınlandı, ben ömrümce Fred Çakmaktaş'la Barni Moloztaş izledim. Özellikle Fred'i seslendiren Sezai Aydın'ın başarısı bu çizginin popülaritesini çok etkilemiştir. Bunlar taşdevrinde yaşayan ama hertürlü modern eşyalara sahip tiplerdi. Filin hortumundan duş alır, pelikan kuşunu elektrikli süpürge niyetine kullanırlardı. Özellikle Fred'in bovling oynarken parmaklarının üzerinde yürümesine ve kaynanasını görünce "aaannneecciiğimmm" demesine çok gülerdik.


HEIDI : Kara saçlı ve domates yanaklı bir kızdı, kırmızı gömleği, pembe eteği ve kocaman bir poposu vardı, bu Heidi ne zaman dağlardan bayırlardan yuvarlansa eteği kafasına geçer, biz de bunun kocaman beyaz donlarını seyrederdik. Donlarını fora eden ilk çizgi karakter herhalde buydu. Keçi çobanı Peter'le dağbaşlarına çıkar oynaşırdı. En dikkat çekici bir diğer özelliği de yamuk ağzıydı. Bu kızın ağzı yanağından açılırdı. O da inadına o yamuk yandan ağzıyla "büyüükkbabaaa, büyüükbabaa" diye çığlıklar atar, büyükbaba da sussun diye buna keçi peyniri kızartırdı. Ah o peynirden nasıl canım çekerdi anlatamam. Sonradan Heidi büyük şehire inerek Clara ile arkadaş olmayı da ihmal etmedi. Ama peynirsiz yaşayamayacağı için dağlara geri dönmüştü.

ŞİRİNLER : Şirinler 3 elma boyunda, mavi renkli ve de kukuletalı bir grup yaratıktı. Mantarların dibinde bir köyde yaşarlardı, köy imamı da Şirin baba diye sakallı muhterem bir zattı. Bunun donuyla şapkası kırmızı idi. Ama o da diğerleri gibi üstsüz gezerdi. Sonradan köye çirkin bir kız gelmiş, Şirin baba büyüleriyle kızı Britney Spears'a çevirmiş, ismini de Şirine koymuştu, Şirine yüzünden bütün şirinler birbirine girmişti. Bunların gözlüklü bilgin şirini, şişko aşçı şirini, uykucu tembel şirini, adaleli güçlü şirini vardı. Ama en güzeli peşlerindeki hain Gargamel'di, kedisi Azman'la bu dırdırcı Şirinler'i yakalamaya çalışır, birtürlü beceremezdi. Gargamel yıllar sonra sanal alemde bizim kuşağın en çok tercih ettiği takma ad olmuştu.


PEMBE PANTER : Herkes ıslıkla Pembe Panter'in müziğini öttürürdü, kendisi bizim ailede kısaca Pembo diye bilinirdi çünkü babam pek severdi bunu, bi samimiyetimiz vardı yani, pembo aşağı pembo yukarı ahahaah. Sessiz sakin dolaşır, olayları çözer, kuyruğunu eline alır sallardı. Peter Sellers'in oynadığı Pembe Panter filmleri serisinden sonra popülaritesi tavana vurmuştu.

BASTIR VİKİNG : Bir Viking kabilesini maceralarını anlatırdı. Bunlar boynuzlu şapkalar takar, HAYDİ YALLAH HOP HOP HOP, HAYDİ YALLAH HOP HOP HOP diyerek küreklere asılır, maceradan maceraya koşarlardı. Buradaki asıl hikaye kaptanın Vicki isimli küçük çocuğuydu, hünsa bir karakterdi, erselik yani, kız mı erkek mi ben hiç anlayamazdım. Bunun da aklına hep olayı çözecek fikirler gelirdi ama önce burnunu karıştırır sonra buldumm! diye bağırırdı. Bu çizgi film güzel Türkçe'mize tatak kelimesinin eklenmesine vesile olmuştur.


AYI YOGİ : Bir grup arkadaşını yanına alıp acayip bir gemi ile dolaşan, maceradan maceraya koşan bir ayı idi bu. Sürekli efeemm diye konuşur, başına bin türlü iş açar, panik içinde sağa sola koşuştururdu. Düpedüz salaktı. Yanındaki küçük Bobi mi Bobo mu, o daha zekiceydi. Ama benim için en güzeli hergün yediğim Ayı Yogi'li baldı, şimdi olsa da alsak keşke , o Ayı Yogi şişesindeki balın kokusunu bilem hatırlarım hala.

LAZERYON : Pazar akşamları yayınlanırdı. Takaşi isimli bir Japon çocuğu bilgisayarında net üzerinden bir robot tasarlamış, sonra birden uzay üssünün hatlarında bir karışıklık olunca bu robot aynen imal edilmişti. O zamanlar bizde interneti bırak bilgisayar bile yoktu. Lazeryon işte bu robottu, Voltron'un ışın kılıcı varsa bunun da lazer topu vardı. Tasarımcısı bu oğlan olduğundan Takaşi'yi Lazeryon'un pilotu yapmışlardı. Yavrum paso düşman robotlarla savaşır ama sonunda mutlaka kazanırdı. Olivia diye bir kız arkadaşı vardı, sarışın güzel bir şey. Takaşi uzayda robotları pataklar ama okulda hep Olivia'dan kötek yerdi.


HE -MAN : İlkokuldayken okuldan koşarak gelir artık pazartesi günü mü neyse He-Man'i izlerdik. Öykü acayip tiplerle dolu bir galakside geçiyordu, kahramanımız lepiska saçlı Prens Adam oldukça pısırıkken sihirli kılıcını havaya kaldırıp GÖLGELERİN GÜCÜ ADINA, GÜÇ BENDE ARTIK deyip adaleli erkek He-Man'e dönüşür, iskeletor ve elemanlarıyla kapışırdı. Başı sıkışınca küçük cin Orko, General, General'in kızı Tila ve güzel Büyücü'den yardım alırdı. Her bölümün sonunda Orko uçarak ekranda belirir, bize o bölümden çıkartmamız gereken dersi anlatırdı. Ben bunun birsürü kartlarını falan toplamıştım uzun süre. He-Man'den sonra sıska tiplere İskeletora dönmüşsün demek moda olmuştu.

SHE-RA : He-Man karakterinin kızkardeşiydi. Başka bir gezegende yaşıyordu çünkü bunları bebekken İskeletor bulmasın diye ayırmışlardı, o zamanlar Star Wars'ı henüz seyretmediğimizden anlamamış, yemiştik biz de bunu yeni bir hikaye diye! Bu hatun kılıcını kaldırır YÜCE RUHUN ADINA, ADIM ŞİİRAAA diye bağırır, birden tipi değişir, atının kanatları peydah olurdu. Bunun da çevresi gudik tiplerle doluydu, bazı maceralarında kardeşi He-Man gelir, kötüleri beraber pataklarlardı. He-Man kadar fenomen olamamıştı

ROBOTEK : Eşi benzeri yapılmamış aşmış bir çizgidiziydi, hafta içi okul dönüşü izlerdik. Dünyayı uzaylılar istila etmiş, insanlar Robotek diye devasa bir gemiye iltica etmişlerdi, bu gemi alarm moduna geçtiği zaman katlanıp bükülerek robot haline gelir, uzaylılarla savaşırdı. Rick diye bir savaş pilotu, Minmey diye bir Çinli kız da vardı, bunlar aşk meşk yaşıyorlardı galiba, Minmey Çin restoranı açmıştı, yerel kıyafetler falan giyerdi. Müziği de muhteşemdi. Abimle izlerdik biz bunu, sonra da eski legolardan uzay gemileri yapmaya çalışır, uzay savaşları oynardık.

VOLTRAN : İşte bir nesil bu Voltran yüzünden uykusuz kalmıştı, pazar sabahı erken kalkılır illaki Voltran seyredilirdi. Issız bir gezegene düşen bir grup pilotun maceralarını anlatırdı. Bu gezegenin güzel prensesi pilotlardan yer altındaki robot aslanları uçurmalarını rica etmiş, sonunda aslanlar biraraya gelerek , ben kolları oluşturuyorum, ben bacakları, ben de başşını oluşturuyorum, ve 3 kere VOLTRAN VOLTRAN VOLTRAN diyerek büyük robotu meydana getirmişti. Prensesi cariyesi yapmak isteyen yamuk tipli bir herifin çeşit çeşit robot canavarlarına karşı savaşır, illa biraz dayak yer, sonunda ışın kılıcı ile canavarı ikiye bölerlerdi, bu sıra da hiç değişmezdi. Bizim de kuzenlerle en sevdiğimiz oyundu. Allahtan prenses mavi aslanı kullanmaya başlamış ben de oyuna katılmıştım, çünkü aslan hakkı kutsaldı, kimse kimsenin aslanını alamazdı, yeşil aslan benim diyene, destur çek yeşil aslan Tolga'nın denirdi.


KAYIP DÜNYALAR : Muhteşem bir Fransız çizgi filmiydi, hafta içi mi, yoksam cumartesi mi yayınlanırdı hatırlamıyorum, çok etkileyici bir jenerik müziği vardı, Clementine'le beraber bize Fransızca sevgisi aşılayan ilk şarkılardandır. Bu çok acayip maceraydı, bir gezegenin katmanları arasında dolaşarak arzın merkezine, Arcadia kentine inmeye çalışan bir grup insanı anlatıyordu. Arcadia kelimesi beni büyüler, kafadan ata ata şarkısını söylerdim. Gayet karamsar, ciddi bir çizgi filmdi.

ESTEBAN : Güney Amerika'da geçen çok zevkli bir çizgi filmdi. Esteban diye bir oğlan, yanında küçük bir kız ve yerli bir çocukla İnkaların altın şehrini arardı, bunlara yardımcı olan Mendoza diye bi de herif vardı. Bu kızla Esteban nihayet dillere destan altın kuşu bulmuşlar, boyunlarındaki yarım madalyonları takarak kuşu kaldırmışlardı efendim. Sonradan ne kuşlar kaldırdılar bilemem, bunlar kardeş mi çıktı, yoksam o kız, Mendoza'nın kızı mıydı, böyle çapraşık işler vardı. Küçücük çocukların beynini o zamanlardan yıkayıp pembe dizilere, Aliyelere hazırlıyorlardı yani.


ŞEKER KIZ CANDY : Bu çizgi film sonradan özel kanallarda sıkça yayınlansa da asıl popülaritesini TRT'de gösterildiğinde kazanmıştı. Çok eskiydi, seyrettiğimiz ilk kocaman gözlü, kabarık sarı saçlı, acı çeken kızlı japon çizgisiydi. En acıklı bölümünde Candy'nin sevgilisi Anthony attan düşüp beyin üzeri çakılarak Hakkın rahmetine kavuşmuş, Candycik "eentınii, eentiiniii" diye ağlamaktan helak olmuştu. Anneme sorsanız "ah çok ağladık Entıni'ye" diye hala hatırlamaktadır. Sonradan Candy orospu olmuş, bir sürü sevgili eskitmişti. Sonunu hiç izlemedim ben bunun.

POLLYANNA : Bildiğimiz klasik romanın bolca melodram öğesi eklenerek uzatılmış güzel bir çizgi versiyonu idi. Bu yayınlanırken ben ilkokul sonda idim, kursa gittiğim için Pollyanna'yı kaçırır, üzülürdüm. Bazı bölümlerini teyzem videoya kaydedip bana izletmişti, nedense hastası olmuştum ben bu dizinin. Ama sonunu seyredememiştim. Onun yerine elli kere falan kitabını okumuştum
ALİS HARİKALAR DİYARINDA : Bu da klasik öykünün güzel bir uyarlamasıydı, tavşanın peşinden koşan Alis acayip bir memlekete geliyor, türlü türlü maceralar yaşıyordu. Renkli, eğlenceli, çerez niyetine bir çizgi diziydi.

ŞEKERPEMBE : Ah Şekerpembe unutulmaz bir klasikti, TRT'nin Cumartesi'den Cumartesi'ye isimli kuşağında yayınlanırdı. Bunlar bir adada yaşardı, küçük bir oğlan, bir de bu oğlanın e'leri eze eze "şekerpiembee, şeikerpembee" diye ünlediği pespembe bir deniz dinozorunun maceralarını anlatırdı. Bunlara akıl veren gözlüklü, bilge bir yunus ta vardı, o da bir mağara da yaşıyordu, dinozor yüze yüze tam mağaraya gider, oğlan arkasından "şiekerrpieembee" diye başlardı. Duydum ki bu oğlan Brokeback dağına taşınmış büyüyünce, kovboy olmuş, o derece yani!


AYAKKABILAR : Eskiden TRT'de her Cumartesi sabahı yayınlanan çocuk kuşağında izlemiştik bunu sanırım. Ama ben ortaokuldayken de şarkısı pek meşhurdu, şu şu şu şuuu pipıılll die uzata uzata söylerdik, ne günlerdi!

ŞNORKELLER : Deniz altında yaşayan birgrup yaratığın maceralarını anlatırdı. Cumartesileri TRT'de yayınlanırdı. Her bölümün başında önce bu şnorkelleri keşfeden kaybolmuş bir kaptan mı ne varmış, onun hikayesi anlatılır, sonra kamera yavaş yavaş alçalır, suyun derinliklerindeki kahramanlarımızın maceraları başlardı. Çok eğlenceliydi. Mesela barları bile vardı, bi tane ahtapot davul çalardı, böyle matrak bir yerdi.

KÜÇÜK PRENSES SARA : TRT'nin Cumartesi kuşağında yayınladığı çok acıklı bir çizgi diziydi. Hindistan'da büyüyen Sara'yı babası Londra'da bir kız okuluna yazdırmış, sonra iflas ederk ölünce Sara da okulda hizmetçi olmuştu. Allahım ne çileler çekti, şımarık zengin kız Lavinia buna ayakkabılarını bile boyatmıştı. Ben bu dizinin hastasıydım ama her hafta seyredemezdim çünkü o zamanlar biz annemle cumartesileri ya Süheyla teyzeme ya da Selma teyzeme giderdik, ben çığlık çığlığa ağlasam da otobüse yetişmek için kös kös annemle çıkmak zorunda kalırdım. Birgün aslında Küçük Prenses'in meşhur bir çocuk kitabı olduğunu öğrendim, Allaaaa, annemle İstanbul'u altüst ettik, Cağaloğlu yokuşuna bile tırmandık, sonunda Beşiktaş'ta bulduk kitabı. Ben de Küçük prenses Sara'nın maceralarını defalarca okudum.

ÇİÇEK KIZ LULU : Ben bunu çok severdim, Lulu isimli kız aslında Çiçek ülkesinin prensesi olduğunu öğrenmişti, ama ülkesini kurtarmak için Yedi Renkli Çiçek'i arayıp bulması gerekiyordu. Yanına kedisiyle köpeğini alıp dünyayı gezmeye başlamıştı. Bunun bir çiçek anahtarı vardı, bu anahtarı bir çiçeğe doğru açar LEY LUUU LEY LUU deyince hoop üzerindeki kıyafet değişirdi. Böylece her ortama uygun elbise giyebilirdi. Lulu'yu mavi entarili kötü bir kadınla, kadının uşağı olan kunduz cinsi bir yaratık kovalardı. Bu kız yedi renkli çiçeği bir türlü bulamamış, nihayet kös kös eve dönüp çiçeğin evin bahçesinde açtığını görmüştü. Sonunda çiçek ülkesine giderek Seli isimli oğlanla da işi pişirmişti. Her bölümün sonunda çiçek dilinde bilmemne şu anlama gelir diye bir çiçek tanıtılırdı.


CLEMENTINE : Her cumartesi TRT'de yayınlanırdı, muhteşem Fransızca bir jenerik şarkısı vardı. O günün çocukları arasında bugün ekol olmuş bir dizidir. Bu Clementine uçak kazası geçirip sakat kalmış bir kızcağızdı. Birgün buna kocaman bir küre içinde uça uça Hemera diye güzel bir cadı geliyordu. Sonra Clementine bu cadıyla dünyayı gezerek maceradan maceraya koşuyor, yürüyor, uçuyordu. Bu dizide çok korkunç ateşten adamlar vardı. Bir çizgiden umulmayacak kadar kanlı ve vahşiydiler, Clementine bunlara karşı savaşır, paçası sıkışıp korkudan altına ettiği anlarda Hemera uçan küresinin içinde gelir, Clementine'i alır götürürdü. Biz de kafadan ata ata şarkısını söylerdik.

CİCİ KIZ GEORGIE : TRT'nin sarışın kızlı çizgilerinden biriydi. Bunun da özellikle sapık bir öyküsü vardı. Avustralyalı bir çiftçi nehir kenarında ölmek üzere olan bir kadın buluyor ve kadının kızı Georgie'yi evlat ediniyordu. Gelgelelim adamın 2 oğlu birden kıza aşık oluyorlardı. Georgie büyüyüp serpilince böyle saçları gözlerinin üzerine düşen bir İngiliz Lordu'na aşık olmuş, Londra'ya kaçmıştı, tabii bunun peşinden giden abisi hapse düşmüştü. Bu çizgidizinin tarihe geçen sahnesinde Georgie nehre düşerek donma tehlikesi geçirince, abisi bunu çırılçıplak soyarak kendi de soyunup üzerine yatmış, ten ısısıyla onu hayata döndürmüştü. Dizinin sonunda kızımız zengin ama hastalıklı oğlanı bırakıp fakir ama taş gibi eski abi Abel ile mercimek fırında yapmış, bir oğlan bilem doğurmuştu, gördüğümüz ilk sevişen çizgi karakter bu Georgie idi.


SEVİMLİ HAYALET CASPER : Bunun belli bir saati yoktu, her an karşınıza çıkabilirdi. Arkadaş bulmak için dolaşır, ama bunu her gören hayalet görmüşe döndüğü için kimseye yaklaşamazdı. Sonunda bir kahramanlık yaparak herkesin sevgi ve hayranlığını kazanırdı. Yıllar sonra sinema filmi bile yapılmıştı.

JETGİLLER: Taşdevri'nin gelecek çağlarda geçen versiyonuydu, bunların da herşeyi egzantrik ve moderndi. Hizmetçileri robottandı, araba yerine uçan daireleri vardı doğal olarak. Bende fazla bir heyecan uyandırmazdı gelgelelim.

80 GÜNDE DEVRİALEM : Jules Verne'in meşhur romanının serbest bir uyarlamasıydı bu dizi, çünkü bütün karakterler kedi, aslan, puma çita ve sair kedigillerden oluşuyordu. Yalnız Phileas Fogg'un uşağını başka bir cinsten hayvan oynuyordu, Prenses Ouda bembeyaz Van kedisi gibi bir kediydi mesela. Öyküsü güzeldi ama o tam takım ful aksesuar giyinmiş centilmenin pantolonunun kıçından böyle sırma gibi bir kuyruk çıkıyor olması felaketti. 15, 16 yıl önce seyretmiştik biz bu diziyi, olasılıkla TRT'nin yazın yaptığı Tatil Ekranı kuşağında.

RED KIT : Gelmiş geçmiş en hızlı silah çeken kovboydu, gölgesinden bile hızlı ateş eder, sürekli Joe, Jack, William ve Avarel Dalton kardeşlerin peşinden koşar, aptal köpek Rin Tin Tin'in başını beladan kurtarır, emektar atı Düldül ile muhabbet ederdi. Red Kit herkesin sevdiği bir klasikti, Milliyet gazetesi yıllarca bunun çizgi romanını vermişti. Red Kit her maceranın sonunda ortadan kaybolur, batan güneşe doğru atını sürerken, ben yalnız bir kovboyum diye şarkı söylerdi. Kıyafeti hep aynıydı, ama yıllar sonra sigara içmeyi bırakmış, onun yerine ağzında bir ot taşır olmuştu. Sarah Bernhard'la, Kalamiti Jane ile maceralar yaşamış, bir keresinde Nensi diye bir kızla nişanlanmıştı. Çinli çamaşırcı, akbaba cenaze levazımatçısı en sevilen tiplerdendi. Posta arabası şirketi Wells Fargo Co. sloganı Yolculukta Banko idi. Kızılderililer'le barış çubuğu içer, Papatya Kasabası'nı korur, posta arabalarına eşlik ederdi. Kusursuz adamdı. Aşıktım herhalde ben Red Kit'e.

TRANSFORMERS : Hayatımıza Star1 ile girmiş bir çizgi filmdi, özellikle oğlanlar daha çok severdi bunu. Çünkü araba ve kamyonlar hakkındaydı. Kahramanımız arabalar hızla giderken birden bükülüp katlanmaya başlar ve robota dönüşürlerdi. Sonra da bir güzel kötülerle dövüşürlerdi. Oyuncakları da heryeri kaplamıştı, epey popüler olmuştu.

MY LITTLE PONY : Allahım, minik kanatlı, lüle lüle yeleli, kuyrukları kurdeleli beygirler oradan oraya uçuşur, biz de ağzımız açık seyrederdik. Bunların sonradan çılgın gibi oyuncakları çıkmıştı. Benim de bir tane pony silgim vardı, mor yeleli ... Sanırım bunların kraliçesi alnında boynuzu olan bir unicorn idi. Fakat bu dizinin ana fikri neydi hatırlayamıyorum.

NİNJA KAPLUMBAĞALAR : Türk gençliğine pizza sevgisi aşılayan çizgi filmdir. Bu dizide Japon Sensei Splinter, 4 tosbağası ile yeraltında saklanırken Shredder'ın mutasyon ışınlarına maruz kalıyor ve en son lağım faresine dokunduğu için fareye dönüşüyordu. Tospaalar da insana benziyorlardı. Splinter bunlara en sevdiği Rönesans sanatçılarının isimlerini takıyor ve Shredder'in üzerine salıyordu. Bunlar hep yeraltında lağımda yaşıyor ve sürekli ama sürekli pizza yiyorlardı. Bunlara yardım eden bir de televizyoncu kız vardı, April. Bu April'in sarı bir tulumu vardı ve başka hiçbirşey giymezdi. Severek izlerdik biz bu kaplumbağaları.

DENVER SON DİNOZOR : San Fransisko'da mı Kaliforniya'da mı ne öyle bir memlekette geçerdi. Bir grup oğlan arka bahçeyi kazarken eşşek kadar bir yumurta bulmuşlar, yumurtadan dana kadar bir dinozor çıkmıştı, mavi gözlü sevimli dinoya, Denver adını takmışlar sonra da beraber alemlere akmışlardı. Bu Denver'a söfçü şortu ve güneş gözlüğü giydirip plaja götürürler, sörf yaptırırlar da kimse bunun dinozor olduğunu anlamazdı. Yıldız şeklinde Elton John gözlüklerini takıp rock n' roll bilem yapmıştı. Eğlenceli geliyordu o zaman bize.

JUDY VE UZUNBACAK (DADDY LONG LEGS) : TRT'nin 1991 yılında yaz tatilinde yayınladığı çizgi filmlerden biri de Judy idi. Hayatımın çizgi filmiydi. Kahramanımız kimsesiz yetim bir kızdı. Birgün esrarengiz bir adam bunu Lincoln Lisesine yatılı olarak göndermişti. Kızımız hiç görmediği adama "Sevgili Uzunbacaklı Babam" diye mektuplar yazardı. Okulda oda arkadaşları Sallie ve Julia ile maceralar yaşardı. Yetim olduğunu gizlediği için hep korkular çeker, mutsuz olurdu. Nihayet Julia'nın zengin ve de yakışıklı amcası Jervis'e aşık olmuştu. Gelgelelim Sallie'nin abisi Jimmy de Judy'e aşıktı ama Jimmy'i seven kız Julia idi. Son sınıfa geçtikleri yaz Judy bir çiftlikte tatil yaparken Jervis çıka gelmiş gelmiş ve artık romantizm doruğa varmıştı. Allah ben bunları deli gibi seyrederdim, hergün bir bölüm veriliyordu, hiçbir yere gitmez, eve kapanır Judy ile Jervis'in aşkını izler, acaba uzunbacak baba kim diye bulmaya çalışırdım. Yaz tatili bittiği zaman hala seyretmediğimiz bölümler kalmıştı. Allahtan TRT tatil ekranını bitirse de Judy'i sonuna kadar yayınlamıştı. Ben de liseye yeni başlamıştım, koşarak eve gelir, heyecandan bayılacak gibi Judy'i izlerdim. Sonunda Judy okuldan mezun olurken yetim olduğunu cümle aleme ilan etmiş, zengin kocayı da kaparak ultra mega hiper mutlu sonla bize veda etmişti. Ben de 15 sene sonra bunun DVD'sini , romanlarını bulup getirttim Amerika'dan, kızlarla oturup Judy seyretme alemi bile yaptık, ohhhh

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/8/2006 - Matkap Ucu İstemek Hiç Bu Kadar Komik Olmamamıştı !

Kategori: KOMiK YAZILAR

Matkap Ucu İstemek Hiç Bu Kadar Komik Olmamamıştı
 

İki oda arasında kablo geçişi yapmak için duvarı delmemiz gerekti.Bizde ki matkap ucu kısa olduğundan komşudan istedik.İtedik ama ne istemek....!Annem gitti ve gayet rahat bi şekilde'şeeeeyy biz delicektikte beyin ki kısa geldi X Bey'inkini alabilir miyim?????'. Daha sonra herkes güldü ve annem kendini'Sizin içiniz fesat.Hiçte sandığınız gibi değil. Öyle olsa 2 çocuğumuz olmazdı. 'diyerek savundu.Ama biz o gün bügündür her fırsatta konuyu açıp katıla katıla gülüyoruz:)))))))))))

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

5/8/2006 - Erkekleri Oylama

Kategori: KOMiK YAZILAR

Erkekleri Oylama

KOLAY KISIM:
Yatagi topladiniz (+1)
Yatagi topladiniz ama yastiklari dekoratif bi sekilde yatagin ustune koymayi akil etmediniz (0)
Yastiklari yorgani oylece savurdunuz kalktiniz (-1)

BANYO:
Klozet kapagini yukarida biraktiniz (-5)
Tuvalet kagidi bitince yerine yenisini taktiniz (0)
Tuvalet kagidini bitmis gorunce pecetelere kostunuz (-1)
Peceteler de bitmis diye orayi oylece birakip evin ikinci banyosuna girdiniz (-2)

ALISVERIS:
Tek basiniza alisverise gittiniz ve ona cok seksi bir babydoll alip dondunuz (+5)
Ama kendinize de bir kasa bira aldiniz (-5)

SOSYAL ETKINLIKLER:
Parti boyunca onun yaninda durdunuz (0)
Bir sure onun yaninda durdunuz,sonra kolejden arkadasinizin yanina gittiniz (-2)
O arkadasin ismi Esra (-4)
Esra bir dans hocasi (-6)
Ve yanliz yasayan bekar bir kiz (-8)

DOGUMGUNU:
Kutlama icin aksam yemegine ciktiniz (0)
Yemek yediginiz yer bir bar degil (+1)
Hmmm aslinda biraz bar havasi var (-2)
Ve o aksam orda "ne kadar yersen ye su kadar ode"gecesiymis (-3)
Bar havasi olan bir yerde, "ne kadar yersen ye su kadar ode" gecesindesiniz, ve yuzunuz favori futbol takiminizin renklerine boyanmis (-8)

IZIN ARKADASLARINIZ:
Bir ahbapla beraber yemege gittiniz (-5)
Onun evliligi harika gidiyor (-4)
Yok yok bekar olsun... (-7)
Bir Mustang'i var (-10)
Ve plakasi 34 BED (-15)

DISARDA BIR GECE:
Onu sinemaya goturdunuz (+2)
Onun istedigi filme gittiniz (+4)
Siz o filmden nefret ediyorsunuz (+6)
Peki ya SIZIN istediginiz filme giderseniz? (-2)
Filmin adı da DeathCop3 (-3)
Yalan soylediniz,bu gideceginiz aslinda yunuslarla ilgili bir yabanci belgeseldi (-15)

GORUNTUNUZ:
Masallah gobeginiz iyice ortaya cikmis (-15)
Bunu yoketmek icin exercise'e basladiniz (+10)
O gobegin ustune bi de bol pantalon ve Hawai t-shirtleri giyiyorsunuz(-30)
Bİ DE ONA SEN KENDI GOBEGINE BAK DEDİNİİİİİİİİİİİZZZZZZZZZZ (-800)ve uzerine..

ESAS SORU:
"Ben sisman miyim"diye sordu (-5)
Cevap vermeden once birkac saniye durdunuz (-10)
"Etli butlu daha ele gelir oldun"dediniz (-50)

ILETISIM:
O bir sorundan bahsediyor, siz dinliyorsunuz,ilgili gozlerle onabakiyorsunuz (0)
Onu yarim saat boyunca dinliyorsunuz (+5)
O yarim saat boyunca gozunuzun ucuyla bile TV'ye kaymadiniz (+10)
Konustu konustu ve bir bakti ki... siz uyuyakalmissiniz!!!!!!!!


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

5/8/2006 - Komik mesajlar

Kategori: KOMiK YAZILAR

Komik mesajlar

- ılk seferde kazamazsan, suçu amirlerine at, ikinci seferde kazamazsan hile yap, üçüncü seferde kazanamazsan vazgeç, salakligin alemi yok.
- sen hic sahanda yumurta yedin mi? Evet....peki deplasmanda yedin mi?
- cok iyi halk oyunlari oynayan bir kazana ne deriz?...ıyi oynayan kazansin!..
- kendini mutlu hissediyorsan, bir yerde yine bir salaklik yaptin ve farkinda degilsin demektir.
- dokuz parmaginda dokuz marifet var.bir parmagiyla hep burnunu karistiriyor
- mütevazi olun.ben mükemmelligimi buna borçluyum
- sayin abone... Aradiginiz istikamete dogru bütün hatlar doludur. Lütfen baska istikamete dogru telefon ediniz
- herkes saçiyla oynarken, o favorisiyle oynuyordu. O bir radikel
- yazılıdan sıfır aldım ama önemlı olan katılmaktı....
- kadin hakki diye birsey olmaz. Hakki erkek ismi... :-)
- oglumun adini mafya koydum, artik bi mafya babasiyim!
- hayatta hiç bir seyi tamamlayamadim ama bu se...
- sik sik ameliyat olun, içiniz açilir...
- ılahi azrail sen adami öldürürsün
- yazilidan sifir aldim ama önemli olan katilmakti.
- ıki tür insan vardir: "ıki tür insan vardir." diyenler ve demeyenler.
- ınsanlar üçe ayrilir: saymasini bilenler, saymasini bilmeyenler
- 1959 yilinda içilen kahvelerin hatiri dolmustur, duyurulur!
- yasamaya ayri, yürütmeye ayri zaman mi ? Ben darbe kullaniyorum. Yikiyorum. Çikiyorum.
- bilmemek ayip degil, yeter ki çaktirma...
- sizde bit sampuani var mi? Kirlendi hayvanciklar.
- size yapilmasini istemediginiz bir seyi baskasina yapin. Çok zevkli oluyor...
- abi beni niye anlamiyon. Sende idrak yollari enfeksiyonu mu var?
- ölüm korkusu sürekli degil mezarda biten geçici bir duygu
- siddete karsi savas açin! Siddet yanlilarini kursunlayin
- ayda 200 milyon kazanmak ister misiniz?... O zaman aya gidin.
- besbinkere söyledim abartmayi birak
- son gülen sen olacaksin, çünkü geç anliyorsun.
- eger turist sezonundaysak neden onlari avlayamiyoruz?
- bir seyleri hatirlayamama ihtimaliniz seye baglidir, seye, hmmmm, kahretsin!
- bu tüp bebek hatali; hep gaz kaçiriyor...
- yes abicim, türkçe egitime benden de okey!!!
- bir fil elektrik direginden daha yüksege ziplayabilir mi? Elektrik diregi ziplayamaz ki!..
- selam, ben aydan sener - hadi yaa... Ben de dünyadan neil armstrong
- çocugun biri birgün kafasini islatmadan sampuanlamaya baslamis. Annesi de: -olum hiç saç islatilmadan sampuanlanir mi? Deyince çocuk: ama anne bu sampuanda "kuru saçlar için" yaziyor!!!
- temel, fransa'ya gitmis. Tabelada fransa yaziyomus!! Oda "aaa! Burayi da mi sabanci aldi?" demis!
- adamin biri birgün eczaneye sinek ilaci almaya gitmis ve eczaci ona "sineginizin nesi var acaba?" demis.
- ege bir yunan gölü deeldir. -ege bir turk gölü de deeldir. -binanaleyhh ege bir göl deeldir.. (kim söölemis bunu acaba)
- ıki adam muhabbet yapiyormus. Ne muhabbeti demisler, geyik muhabbeti demisler. Ne geyigi demisler, ren geyigi demisler. Ne reni demisler, el freni demisler. Ne eli demisler, hanimeli demisler. Ne hanimi demisler, ev hanimi demisler. Ne evi demisler, dag evi demisler. Ne dagi demisler, agri dagi demisler. Ne agrisi demisler, bas agrisi demisler. Ne basi demisler, kusbasi demisler. Ne kusu demisler, muhabbet kusu demisler. Ne muhabbeti demisler geyık muhabbeti demisler. Ne geyigi demisler...
- eger dünya delikanli olsaydi yuvarlak olmazdi
- gençligim aci veriyordu ameliyatla aldirdim
- ey yükselen yeni nesil... İn ulan asagia.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

3/8/2006 - Gelini Öpebilirsin Diyalogları

Kategori: KOMiK YAZILAR

 Gelini Öpebilirsin Diyalogları

 

- Gelini öpebilirsiniz...
- öpecem tabii, bi sürü masraf yaptım.

- gelini öpebilirsiniz !
- biliyorum...

- öpebilirsiniz gelini !
- bırak abi, şımarmasın şimdi...

- evet ben de şişli belediyesinin bana verdiği yetki ile sizi karı- koca ilan ediyorum, bu arada apla da kaymak gibiymiş sen opmiceksen ben öpebilirmiyim?
- hoşt ulan sapık

-gelini opebilir miyim?
-dur daha bitmedi...
-pardon..
-ve bana verilen yetkiye dayanarak...
-opiyim mi simdi?
-dur...
-afedersin...
-sizi kari koca ilan ediyorum...
-opiyim?
-op hadi.

- şimdi gelini öpebilirsin
- imzaları attınız demi lan yoksa zina olur

- buyrun gelini öpebilirsin
- gece öpsem daha fantezili olur

--gelini öpebilirsin..
--yok ben daha önce çok öptüm abi...şimdi çamaşır bılaşık için aldım...

- gelini öpebilirsin...
- nan nie kelini öpim ben senin

- gelini öpebilirsin...
- emir almayı hi sevmm dostum


- Gelini öpebilirsiniz?
- Sarışın olan demi

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Adı üstünde komik. Efsane kısmı ise sayenizde olacak ihşallah...
iSTEDiGiNE DiREK ULAS :

KARiKATURLER
iLGiNC VE KOMiK RESiMLER
KOMiK YAZILAR
SUPER FIKRALAR
KARISIK SALATA

Arkadaşlarım

sevincatahan